19th Ave New York, NY 95822, USA

İlham Veren İsimler: Canan Dağdeviren (Demo)

Başarılı Bilim İnsanı

Canan Dağdeviren

Ünlü Fizik Mühendisi Canan Dağdeviren; 4 Mayıs 1985 tarihinde İstanbul Üsküdar’da hayata gözlerini açtı. İlk ve orta okul eğitimlerini Kocaeli’nde tamamladı. Fizik Bilimine ilgisi 5 yaşında iken babasının hediye aldığı Marie Curie‘nin yer aldığı kitap ile başladı. Marie Curie’nin eşi Pierre Curie’nin ve kardeşi Jacgues Curie’nin keşifleri piezoelektrik keşiflerinden aldığı ilham ile keşiflerini gerçekleştirdi. Lise hayatını Kocaeli Anadolu Lisesi’nde tamamlarken yaşanılan deprem sebebi ile 1999 senesinde Adana Seyhan ÇEAŞ Anadolu Lisesi’ne misafir öğrenci olarak gitti. Lise eğitiminin ardından Ankara Hacettepe Üniversitesi Fizik Mühendisliği bölümüne yerleşti. 2007 senesinde mezun oluşu ile İstanbul Sabancı Üniversitesinde tam burslu Malzeme Bilimi ve Mühendisliği bölümünde yüksek lisans eğitimini tamamladı.

İlk öğretmeninin annesi olduğundan bahseden Canan Dağdeviren başarılarının sırrını da mutlu bir ailede büyümek olduğunu anlatmaktadır. Kardeşleri ile birlikte güzel bir çocukluk geçiren Fizik Mühendisi plan yapmayı, deneyciliği, araştırma kabiliyetini ve takım çalışmasının yararlarını annesinden öğrendiğini belirtmektedir. Projelerinin gizli kahramanı olan annesinin sözlerinin hayatını şekillendirdiğinden bahseder. Annesinin; ‘Kızım, çalıştıkça yeni ufuklar belirleyecek ve ilerleyecek sin. İlerlerken seninle birlikte yürüyenlerin üzerine asla basma, birlikte yürü. Birlikten kuvvet doğar.” öğütleri ışığında ilerlediğini anlatan Canan Dağdeviren; babasının ise karakterinin risk alabilme, radikal olabilme ve insan odaklı hareket edebilme yeteneklerinin oluşumunda faydası olduğundan bahsetmektedir.

Fizik alanını seçme sebebinde etkisi olan olay ise; Erdal İnönü ile Kocaeli kitap fuarında tanışmaları ve sohbetleri olmuştur. Türkiye’nin önemli teorik fizikçilerinden Profesör Erdal İnönü’nün, Canan Dağdeviren’e hediye ettiği Anılar ve Düşünceler adlı kitabının 1. cildini imzalaması ve  ‘Kitabı okuyunca, ne üzerine eğitim alacağına karar vereceğine inanıyorum’ yazısı ile etkilendiğini anlatmaktadır. Kitabı okuması ile birlikte fizik okumak istediğine karar veren Dağdeviren; ailesinin negatif yorumlarına rağmen verdiği kararın kesin olduğunu ve pes etmeyeceğini bildirmiştir.

Öğrenin hayatının tamamını burslar ile tamamlayan Dağdeviren, yapmak istediği projeyi Türkiye’de gerçekleştirecek bir kurum bulamadığı için lisans eğitimi boyunca yaz dönemlerinde üst sınıftan dersler alarak ulusal ve uluslararası konferanslara katılmıştır. Farklı alanlarda katıldığı konferanslardaki hocaları ‘ Sen daha ne yapacağına karar verememiş sin, başarıya ulaşman neredeyse imkansız, işin zor’ sözlerine karşılık yapmak istediğinin farklı insanların, farklı alanları nasıl birleştirdiklerini gözlemleyip kendi projesini hazırlayabilmekti.

Canan Dağdeviren 2009 senesinde yüksek lisans eğitimini bitirmesi ile Fulbright bursu kazanarak Amerika Birleşik Devletleri, University of Illinois at Urbana-Champing’de Malzeme Bilimi ve Mühendisliği bölümünde doktora eğitimine kaydını yaptırdı. Doktora eğitimleri süresinde Fizik, Kimya, Elektronik, Mekanik, Tıp ve Malzeme bilimlerine ilgisi sebebi ile katlanabilir, esnek ve vücut içine, deri üzerine giyilebilir elektronik cihazlar üzerinde çalışmaya başladı.

28 yaşında kalp yetmezliği sebebi ile vefat eden dedesini tanıyamayan başarılı mucit, kalp hastaları için bir şeyler yapmaya verdiği sözü tutarak 6 öğrencisi ile bir takım kurmuş ve zorlu çalışamalar sonucunda pilsiz çalışan, giyilebilir, katlanabilir bir kalp çipi geliştirmiştir. Aynı zamanda vücuda yapıştırılması ile birlikte hastalık haritası çıkaran cihaz sayesinde kalp yetmezliği hastalarına çare olması hedefleniyor. Canan Dağdeviren tüm bunların yanında 2 patent, 12 makale ve 25’ten fazla yerel ve uluslararası ödül kazanmıştır. Dünyanın en iyi iki üniversitesinde aynı anda proje yürüten genç mucit halen Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) Koch Laboratuvarı’nda çalışmalarına devam ediyor.

Canan Dağdeviren, en yüksek oyu alarak Harvard Üniversitesi genç akademi üyesi seçilerek, kulübe seçilen ilk Türk bilim insanı olma unvanını da taşımaktadır. Forbes dergisinin ‘ 30 yaşından küçük 30 bilim insanı’ listesini adını yazdıran fizikçi, MIT Technology Review’un ’35 yaş altı mucitler’ listesinde de yer aldı.

Leave a comment